DİYET YAPMAYI BAŞARAMIYORSAM NE OLACAK?

‘’Diyet yapmak’’ nedir sizce? Zihninizde ilk beliren kavram ne üzerine? Kısıtlanmak üzerine mi? Geçmiş başarısızlıkları hatırlatan stres üzerine mi?

Peki siz neden diyet yapmak istiyorsunuz? Kilo verme veya daha zayıf olma isteği için mi? Neden kilo vermek istiyorsunuz? Daha mutlu, belli konularda daha özgür hissetmek için mi? Eğer öyleyse mutlu olmak için seçtiğiniz yol çok stresli ve sizi mutsuz eden bir yol. O yolda kaç defa kayboldunuz bilmiyorum ama bilimsel araştırmalar her sürdürülebilir olmayan bir diyet denemesinin kişiye diyete başlama kilosuna ek olarak 1.8 kg kazandırdığını söylüyor. Yani sadece sık sık diyet yaparak kilo alabilirsiniz! Tabi bunları size kimse kolay kolay söylemez çünkü Türkiye’de sadece diyet hapları, bitkisel çaylar pazarı 3 milyarlık kocaman bir sektör.

Yazıya devam etmeden önce şunu çok iyi sorgulamanızı öneririm:

Diyet Yapmayı Başaramayan Ben Miyim, Yoksa Yapmaya Çalıştığım Diyetler Mi Başarısız?

Eğer diyet yapma konusunda başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız önce şunu anlamanız gerekir:

Siz yanlış falan değilsiniz. Ya yanlış bir yöntem deniyorsunuz ya da diyet sürecini yanlış yorumluyorsunuzdur . Bunları düzelttikçe kendinize ne kadar haksızlık yaptığınızı fark edeceksiniz. Şimdi diyet yapmayı başaramama sebeplerinize ve çözümlerine bakalım:

1. ‘’Sosyal hayatım çok hareketli olduğu ve sürekli davete gittiğim için diyet yapamıyorum’’

Eğer diyet listenizdeki yemekler davet yemeklerine uygun değilse endişelenmeyin. Birkaç strateji ile davetleri, kalabalık yemek aktivitelerini kilo verme sürecinizin bir parçası haline getirebilirsiniz :

’Size tavsiyem 2–3 çeşit gözünüze kestirin. Bunları seçerken kızartmayı geri planda bırakmanızı, hamur tatlıları yerine sütlü tatlıları tercih etmenizi, eğer seviyorsanız salataya yer vermenizi ve en önemlisi hepsini bitirmek zorunda hissetmemenizi öneririm.

Sofraya oturunca önce su için, bu midenizi biraz dolduracaktır.

Çok yavaş yiyin, diğer kişilerle birlikte bitirin ki çok az yemiş hissetmeyin, bolca çiğneyin ki hem doyduğunuzu hissetmenin keyfini çıkarın hem de doyunca yemeyi bırakmanın sizi nasıl özgür hissettirdiğini tecrübe edin.’’ (Düşünceni Değiştir Bedenini Özgürleştir Kitabından Alıntıdır.)

Bunlara ek olarak bu tarz davetlere, toplantılara giderken çok aç gitmemenizi öneririm. Yemek masasına oturmadan 2–3 saat öncesinde 1 kase yoğurt/1–2 meyve/yarım avuça kadar kuruyemiş vs gibi ara öğünlerle midenizi biraz doldurduğunuzda bu davetlerde kan şekeriniz fazla düşmediği için aşırı yeme eğilimi göstermeyeceksinizdir.

2. ‘’Ben iradesizim, diyete devam edemiyorum’’

Emin olun iradesiz değilsiniz, sadece bazen bedenimiz, zihnimiz bir robot gibi çok rasyonel çalışsın istiyorsunuz.

Her gün aç mıyım tok muyum diye kendinizi sorgulamadan çikolata, pasta, börek yiyerek ilerliyorsunuz, sonra birden zayıflamaya(hem de hemencecik) çalışıyorsunuz ve tüm pasta, börek, çikolatayı bir anda hayatınızdan çıkarıyorsunuz. Bir günde hemen nasıl adapte olasınız bu düzene? (Ayrıca inanın bana metabolik bir probleminiz yoksa pasta, börek, çikolata ile de zayıflanılır. Bunu tüm meslek hayatım boyunca gördüm, deneyimledim. ) Sakince, kendinize anlayış göstererek ve en önemlisi; sevdiğiniz ama sağlıksız ya da çok kalorili bulduğunuz şeyleri hayatınızdan çıkararak değil azaltarak ilerlemek size aslında ne kadar iradeli olduğunuzu gösterecektir.

3. ‘’Sebze-meyve yemeyi sevmiyorum, sağlıklı beslenemediğim için diyet yapamıyorum’’

Öncelikle tüm sebze- meyveleri sevmiyorsanız, muhtemelen sebze-meyveye yüklediğiniz anlamlara tepki gösteriyorsunuzdur(yani sebze yemeklerine diyet yemeği, kısıtlanma yemeği gibi bir bakış açısı geliştirmiş olabilirsiniz.). Çünkü muhakkak damak tadınıza uygun sebze- meyve vardır. Ama eğer ‘’sağlıklı ‘’olmasından kastınız haşlanmış olması ise evet diyet yapmak sizin için bir kabusa dönüşebilir. Eğer zayıflamak için haşlanmış brokoli yemeniz gerektiğini düşünüyorsanız ,inanın bana buna gerek yok.

Kendi damak zevkinize güvenin. Ayrıca sevmediğinizi zannettiğiniz besinlerin aslında sevdiğiniz formlarını tüketmemiş olabilirsiniz. Örneğin geleneksel nohut yemeğini yemekten hoşlanmıyorsunuz; ama belki nohuttan yaptığınız top top köfteler en sevdiğiniz yemeğe dönüşecektir.

Unutmayın sağlıklı beslenmek bir bilinçtir. Yani sağlıklı bulduğunuz bir besini sadece kendi sağlığınızı düşünerek, zevkle yiyorsanız o zaman bu bilinç haline ulaşmışsınız demektir. Ama eğer sağlıklı bulduğunuz besinleri tüketip, kaç kalori aldığınızı hesaplayıp, ne kadar kilo vereceğinizi ölçmeye çalışıyorsanız yedikleriniz sağlıklı olsa bile besinlere olan bakış açınız pek de sağlıklı değil demektir.

Kendinize, damak zevkinize ve isteklerinize güvenin, 1 porsiyon cheesecake ile vedalaşıp kilo vermeye çalışmak yerine yarım porsiyon cheesecake ile özgürce kilo vermenin tadını çıkarın (tabi kronik bir hastalığınız yok ise).

Sizin için en doğru porsiyonları her öğün için öğrenmek istiyorsanız, hemen şimdi profildeki internet sitesine tıklayıp SAF DİYET ‘e kayıt olabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi www.safdiyet.com’ da.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir